Evden Eve Nakliyat

90’lı Yılların En Popüler 7 Oyunu

Milli Takımların Sloganları

PHP ile Twitter API Kullanarak Tweet Atma

Kağıt Poşet İle Farkınız Olsun!

Nimet mi Külfet mi Siz Karar Verin! 10 Madde ile Yaşadığı Hiçbir Günü Unutmayan İnsanlar

Fotoğraf Galeri 27 Mayıs 2016
101 Görüntülenme

Bazı insanlar yaşamlarının her gününü tüm ayrıntılarıyla hatırlayabilme yeteneğine sahip. Nörologlar yıllardır bunun nasıl mümkün olabildiğine dair araştırmalar yapıyorlar ve özellikle son dönemde bu konu üzerinde epey bilgi sahibi olmamızı sağladılar. İşte 10 madde ile yaşadığı her günü hatırlayan insanlar:

Kaynak: http://www.bbc.com/future/story/20160125…

1. Çoğumuz için geçmiş, zamanla birlikte hafızalarımızdan yitip giden bir süreçtir; ancak Nima Veiseh isimli bu genç adam için işler farklı ilerliyor…

Nima Veiseh, yaşadığı son 15 yılın her ânını, tüm ayrıntılarıyla hatırlayan bir adam. Ona son 15 yıl içinde herhangi bir gün havanın nasıl olduğunu, üstüne ne giydiğini, işe giderken trende hangi koltuğa oturduğunu sorun; bunların hepsini tüm detaylarıyla size anlatabilir. Veiseh, zihninin adeta video kasetlerle dolu olduğunu ve sabah kalktığı andan gece yatana kadar her dakikayı kaydettiğini belirtiyor.

2. Üstelik o, zihninin bu kayıtları ne zaman yapmaya başladığını da hatırlıyor: 15 Aralık 2000

Veiseh, 15 Aralık 2000 günü, en yakın arkadaşının 16. doğum günü partisinde ilk kız arkadaşıyla tanışıyor. O güne kadar da iyi bir hafızası olduğunu belirtiyor, fakat gençlik aşkının verdiği heyecanla olsa gerek, o gün beyninde kalıcı bir değişiklik meydana geliyor. “O günden sonra istediğiniz herhangi bir günü ayrıntılarıyla anlatabilirim” diyor Veiseh.

3. Veiseh gibi insanlar, beynimizin yaşamlarımızı nasıl kayıt altına aldığını anlamaya çalışan nörologların oldukça ilgisini çekiyor.

“Üstün otobiyografik hafıza”, İngilizce kısaltmasıyla “HSAM”, ilk olarak 2000’lerin başında, Jill Price isimli bir kadınla birlikte gündeme geldi. Price, nörolog ve hafıza araştırmacısı Jim McGaugh’a yazdığı bir e-postada, 12 yaşından itibaren yaşadığı her günü tüm ayrıntılarıyla hatırlayabildiğini iddia ediyor ve başarılı bilim insanından yardım istiyordu.

4. Bu yazışmanın üzerine ünlü bilim insanı, Price’ı ofisine davet etti ve konu üzerinde detaylı bir çalışma yürütmeye başladı.

McGaugh, ilk olarak genç kadına belirli tarihler vererek, o gün dünyada yaşanan önemli olaylardan bahsetmesini istedi ve Price, bu soruların tümüne doğru cevap verdi. Yıllarca devam eden bu testlerden sonra bir gün, Price’tan doktorun ofisini ziyaret ettiği tüm tarihleri söylemesi istendi ve geç kadın ofisi ziyaret ettiği günleri sırasıyla saydı. McGaugh ve çalışma arkadaşları, bunu yapmanın pek çoğumuz için imkansız olduğunu düşünüyor.

5. Kısa sürede medyanın ve belgesel yapımcılarının ilgisi Price’a yöneldi ve bu sayede aynı duruma sahip olan başkaları da Kaliforniya Üniversitesi ile iletişime geçti.

HSAM’ye sahip olan insanlar üzerinde yapılan çalışmalar ilginç bir şeyi daha ortaya koyuyor: Bu insanlar yalnızca kendileriyle alakalı olan bilgileri tüm ayrıntılarıyla hatırlıyor; örneğin rastgele kelimelerle oluşturulmuş bir listeyi hatırlamak konusunda, normal bir insandan daha büyük bir başarı göstermiyorlardı. Aynı zamanda, tıpkı bizler gibi, olmamış bir takım olayları olmuş gibi hatırlayabiliyorlardı.

6. Bu durumun tespit edilmesi üzerine Kaliforniya Üniversitesi’nden Craig Stark, HSAM’ye sahip insanların hafızalarının zaman içerisindeki değişimini gözlemlemek üzere bir deney yürütmeye karar verdi.

Stark, bunun için ilk olarak iki farklı grup oluşturdu. HSAM’ye sahip insanlar ve sıradan insanlardan, bir olayın üzerinden bir hafta geçtikten sonra, bir ay geçtikten sonra ve bir yıl geçtikten sonra o olayı tekrar tekrar anlatmalarını istedi. Sonuç olarak, sıradan insanların zihninde zaman geçtikçe olaylar belirsizleşmeye ve unutulmaya başlarken, HSAM’ye sahip insanlar, aradan ne kadar vakit geçerse geçsin bu anıları ilk günkü gibi hatırlayabiliyorlardı.

7. Yapılan beyin taramalarında HSAM’ye sahip insanların önemli bir anatomik farklılığa sahip olmadıkları tespit edildi.

Taramalar yalnızca analitik düşünmeyle ilgili frontal lob ile hafıza kayıt merkezi olarak bilinen hipokampus arasında ekstra bağlantıların olduğunu gösteriyordu ve bu, bilim insanlarına göre bu insanların sahip oldukları yeteneğin sebebi değil, sonucuydu. Çünkü bir müzik enstrümanı öğrenen, düzenli olarak spor yapan ya da dil öğrenen tüm insanların beyninde, zamanla bu tür güçlü sinirsel bağlar oluştuğu bilinmekteydi.

8. Bu insanları farklı kılan anatomik farklılıktan çok genel düşünme biçimleri ve alışkanlıklarıydı.

HSAM’ye sahip 20 insan üzerinde yapılan araştırmalar, bu insanların özellikle iki konuda üstün yeteneğe sahip olduğunu gösterdi: Hayal kurmaya olan eğilimleri ve yaptıkları aktivitelerin tamamen içine çekilmeleri. HSAM’li insanlar hem geniş hayal gücüne sahip, hem de yaşadıkları anın hissiyatına ve uyaranlarına karşı çok hassaslar. Bu sayede hem yaşadıkları olaylar üzerinde güçlü konsantrasyon sağlayabiliyor, hem de bu olayları tekrar tekrar zihinlerinde canlandırarak taze tutabiliyorlar.

9. Elbette HSAM’nin belirli olumsuz getirileri de var.

Geçmişte yaşanan tüm olayları en küçük ayrıntısına kadar hatırlamak, bu insanların geçmişin acı ve pişmanlıklarını unutmalarını da imkansız kılıyor. Yaşadıkları tüm can sıkıcı olayları ayrıntısıyla hatırlayıp, o anda yaşadıkları hisleri tüm yoğunluğuyla tekrar tekrar deneyimleyebiliyorlar ve bu elbette onlar için oldukça yorucu; çünkü isteseler de bu anıların akıllarına gelmesini engelleyemiyorlar.

10. Ve gelelim en önemli soruya: Yeterince pratik yaparsak, bizim de bu insanlar gibi olağanüstü bir hafızaya sahip olmamız mümkün mü?

Sorunun cevabı basitçe: Hayır. Ne kadar uğraşırsak uğraşalım, HSAM’ye sahip olmamız pek olası görünmüyor. Fakat yapılan bazı çalışmalar, hafızamızı güçlendirmek için uygulayabileceğimiz belirli bir yöntem olduğunu söylüyor. 

Yaşadığımız bir olayı hemen ardından zihnimizde canlandırdığımızda, bu olayı hayatımızın sonraki dönemlerinde hatırlamamız çok daha kolay oluyor. Bu yüzden hatırlamaya değer gördüğümüz olayları zihnimizde canlandırmak ve rahatsızlık veren olayları mümkün olduğunca hayal etmemek yapabileceğimiz en sağlıklı şey gibi görünüyor sevgili dostlar.

Peki siz, böyle bir özelliğe sahip olmak ister miydiniz?

Aman diyim ağbi, ne yapıcam o kadar şeyi hatırlayıp.Tabii canım, dünyayı değiştiririm o hafızayla.Hangi anıları hatırlayacağımı seçebilsem, isterdim elbette.Sonucu Göster

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.