Resimleri Popup Pencerede Gösterme

HTML & CSS ile Popup Pencere Yapımı

CSS ile Oluşturulmuş Takvim Şablonu

Geçişli Slider Yapımı

Öyle Psikopat Deyip Geçmeyin! 12 Madde ile Psikopatinin İnsanı Başarıya Götürebileceğinin Kanıtları

Fotoğraf Galeri 10 Haziran 2016
142 Görüntülenme

İşte 12 madde ile psikopati ya da diğer adıyla “Antisosyal Kişilik Bozukluğu” hakkında bilmedikleriniz, yanlış bildikleriniz ve bilmeniz gerekenler:

1. Öncelikle size bir savaş kahramanı olan Tom Skeyhill’in hikayesinden bahsedelim.

Avustralyalı bir savaş kahramanı olan Tom Skeyhill, 1. Dünya Savaşı sırasında Gelibolu’da muharebe flamacısı olarak görev yapmış bir asker. Bu görevin savaşta alınabilecek en tehlikeli pozisyonlardan biri olduğunu da belirtmekte fayda var. Skeyhill, savaşta bir süre görev aldıktan sonra yakınına düşen bir bomba neticesinde görme duyusunu kaybeder ve evine geri gönderilir.

Savaşın sona ermesinin ardından savaş anılarını anlatan bir şiir kitabı kaleme alır ve Avustralya ve ABD’yi turlayarak şiirlerini sevenlerine okur. Başkan Theodore Roosevelt onunla birlikte sahneye çıkar ve Skeyhill’in, dünyada aynı sahneyi paylaşmaktan en çok gurur duyduğu insan olduğunu söyler. Bir süre sonra ise Amerika’da gerçekleştirilen bir tedavinin ardından Skeyhill görme duyusunu tekrar kazanır.

2. Fakat aslında işin iç yüzü bu anlatıdan biraz farklıdır.

Ünlü biyografi yazarı Jeff Brownrigg’e göre Skeyhill, savaştan kaçmak için kör numarası yapmıştır. Ayrıca iddia ettiğinin aksine Lenin ve Mussolini ile tanıştığına dair tek bir kanıt bile yoktur. Savaş anılarından uzun uzun söz eden Skeyhill, Gelibolu’da yalnızca sekiz gün kalmıştır.

Söylediği bu yalanlara rağmen Skeyhill’in gerçekten de takdire şayan olan tek bir özelliği vardır: Yarattığı hikayeyi çok uzun süre ve hiç şüphe toplamadan anlatmak konsundaki beceri ve cesareti. Geçmişte hiçbir psikolojik incelemeye tâbi tutulmadığı bilinse de, bugünün araştırmacıları Skeyhill’in bir psikopat olduğu konusunda hemfikir.

3. Skeyhill’in sahip olduğu bu durum, bazı psikologların “başarılı psikopati” adını verdiği rahatsızlığa işaret ediyor.

Yaygın kanının aksine psikopatların hepsi soğukkanlı, psikotik katiller değillerdir. Bu insanların pek çoğu aramızda yaşıyor ve kişilik özelliklerini hayattan elde etmek istedikleri şeyler için kullanarak avantaja çeviriyor. Bu yolda başkalarını harcamak pahasına…

4. Tam olarak nedir bu psikopati?

Psikopati, hislerden yoksunluk, suçluluk duygusu taşımamak, sahtekârlık ve dürtü kontrolünü sağlayamamak gibi özelliklerle özdeş bir tür kişilik bozukluğudur. Tahminlere göre toplumda %1 oranında görülmektedir ve anlaşılamayan bir sebepten ötürü bu insanların çoğunluğunu erkekler oluşturmaktadır.

Ancak bu rakam yalnızca belirli bir düzeyde psikopatiye sahip olan insanları kapsamamaktadır. Toplumumuzda teşhis koyulacak derecede olmasa da psikopatinin pek çok özelliğini kişiliğinde barındıran pek çok insan vardır.

5. Psikopatlar, diğer insanlara göre suça daha fazla eğilim gösterirler fakat genel kanının aksine çoğu siddet eğilimi taşımaz.

Bu insanlar yaptıkları şeylerin ahlakî olarak yanlış olduğunu bilirler fakat bu onları çok fazla etkilemez. Suça eğilimli olmalarının sebebi de tam olarak budur. Ancak şiddete eğilimli olduklarının düşünülmesinin sebebi, bugüne kadar yapılan çoğu araştırmanın, psikopatların çoğunlukta olduğu düşünülen hapishanelerde yürütülmüş olmasıdır. Fakat psikopatinin teşhisini koymak için mahkumlar üzerinde inceleme yapmak elbette yeterli değildir. Dışarda, kişilik özelliklerini başarı sağlamak için kullanan pek çok psikopat vardır.

6. Başarılı psikopati her ne kadar tartışmalı bir terim de olsa, ortaya çıkışı epey eskilere dayanıyor.

Bu terimi ilk olarak 1941 yılında Amerikalı psikiyatrist Hervey Cleckley, ünlü kitabı “The Mask of Sanity”de ortaya atıyor. Cleckley’e göre psikopati, derinde yatan duygusal eksikliklerini ve dengesiz yapısını rahat bir şekilde gizleyerek dışarıya normal görünebilen insanları ifade eden bir terim. Kitapta aynı zamanda antisosyal kişilik bozukluğuna sahip insanların sempatik görünümlü, benmerkezci, güvenilmez, suçluluk duymayan ve hissiz kimseler olduklarına ve yaşamları boyunca kimseyle derin bir duygusal bağ kuramadıklarına işaret ediyor. Cleckley aynı zamanda bazı psikopatların insan ilişkilerinde ve mesleki yaşamlarında kısa süreli de olsa başarı gösterebileceklerini, sevilen ve takdir edilen bireylere dönüşebileceklerini ifade ediyor.

7. Antisosyal Kişilik Bozukluğu teşhisi için yürütülen ilginç çalışma:

1977 yılında psikolog Catherine Widom, psikopati üzerine yürüttüğü çalışması için Boston gazetelerinde, “Sempatik, agresif, vurdumduymaz, sorumsuz, impülsif fakat insanları idare etmek konusunda başarılı ve daima zirveyi hedefleyen” kişilere seslendiği bir reklam yayınlatır ve böylece kendisiyle iletişim kuran kişilerle görüşmeye başlar. Çalışmanın sonucunda Widom, aramızdaki psikopatların gözetim altında tutulanlarla hemen hemen aynı özelliklere sahip olduğu sonucuna ulaşır ve iletişim kurduğu bu insanların 3’te 2’si tutuklanır ya da hastaneye yatırılır.

8. Peki bu insanların toplum için tehlike oluşturup oluşturmadıklarına nasıl karar veriliyor?

Pensilvanya Üniversitesi’nden psikolog Adrian Raine ve çalışma arkadaşları, 90’lı yıllarda antisosyal kişilik bozukluğuna sahip bir grup insan üzerinde yaptıkları çalışmada, bu kişilerden 13 tanesinin suç geçmişinin bulunduğunu ve 26 tanesinin o güne kadar hiçbir suça karışmadığını tespit ederler. Raine, suç geçmişine rastlanmayan 26 kişinin başarılı psikopatlar olabileceğini düşünür ve çalışmadaki tüm katılımcıların kişisel kusurlarından bahsetmelerini talep ederek bunları kameraya alır. 

Çalışmanın sonucunda Raine ve çalışma arkadaşları, başarılı psikopat olarak nitelendirdikleri insanların konuşma sırasında daha yüksek kalp atım hızlarına sahip olduklarını, genel olarak sosyal anksiyeteden daha çok muzdarip olduklarını ve impülsif davranışları daha fazla kontrol edebildiklerini kanıtlamıştır. Kısacası bir parça sosyal anksiyeteye ve dürtü kontrolüne sahip olan psikopatlar, hem başarılı olmaya, hem de suçtan uzak durmaya daha fazla eğilim gösteriyor.

9. Uzmanlar, antisosyal kişilik bozukluğuna sahip kişilerin belirli meslek dallarında daha fazla bulunduğunu düşünüyor.

Dikkatler özellikle politikacılar, iş adamları, polisler, itfaiyeciler, askerler ve tehlikeli sporlarla uğraşan kişiler üzerinde yoğunlaşıyor. Bu insanların, klasik anlamıyla psikopat olmasalar bile, psikopatiyle özdeş pek çok özelliği kişiliklerinde barındırabilecekleri düşünülüyor.

10. Bu insanlara başarıyı getiren kişilik özelliği hangisidir?

Araştırmacılar bugün psikopatiyle özdeş bir takım kişilik özelliklerinin kişilerin başarılı olmasına ne şekilde katkı sağlıyor olabileceği üzerinde duruyor. Örneğin cesaret, yani fiziksel risk alabilme ve duygusal mukavemet yeteneği, bu kişilere kahramanca davranışlar sergileme ve acil durumlara müdahale etme becerisi kazandırdığı için, cesaret bu insanları başarılı ve ilgi gören kimselere dönüştürüyor. Yine aynı kişilik özelliği, liderlik ve yöneticilik kabiliyeti gerektiren işlerde de başarılı olmayı sağlayabiliyor.

11. Tarih boyunca görev yapmış ABD başkanlarına baktığımızda, çoğunun psikopatik özellikler taşıdığı görülüyor.

Biyografi yazarları ve tarihçilerle birlikte yürütülen bir çalışmada, George W. Bush’a kadar olan 42 ABD başkanının kişilik özellikleri inceleniyor. Bu insanların çoğunda görülen önemli kişilik özelliklerinden bir tanesi cesaret ve bu özellik başkanlara kriz yönetimi, gündem belirleme ve halkı ikna etme kabiliyeti kazandırıyor. 

İncelemede öne çıkan kişi ise ilginç bir şekilde, Tom Skeyhill ile aynı sahneyi paylaşmaktan gurur duyduğunu söyleyen Theodore Roosevelt. Elbette yalnızca cesaret bakımından ele alarak bu insanların patolojik olduğunu iddia etmiyoruz. Psikopatiyle özdeş olan hissizlik ve impülsif davranışlar gibi diğer özelliklerin başarıyı kötü yönde etkilediği de bilinen bir durum.

12. Peki bu özelliklerle elde edilen başarının bir dezavantajı var mı?

Antisosyal kişilik bozukluğuna sahip olan insanların cazibesi sığ ve yüzeyseldir sevgili dostlar. Bu yüzden psikopatlar, kısa vadede sahip oldukları özelliklerle ön plana çıksalar bile uzun vadede hemen her zaman günü başarısızlıkla kapatırlar. İşin en kötü tarafı da budur ve kişiler doğuştan gelen bu durumu kontrol etme becerisine sahip değilerdir.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Bunlar da var!
Üzerinde Gelince Açılan 3D Menü

Üzerinde Gelince Açılan 3D Menü

19 Kasım 2016
61 Görüntülenme
Dünyanın En Küçük Notebooku [Video]

Dünyanın En Küçük Notebooku [Video]

29 Kasım 2015
92 Görüntülenme
Google Maps’e Yakalanan 10 İlginç An

Google Maps’e Yakalanan 10 İlginç An

1 Mayıs 2016
73 Görüntülenme